Geri dönün

Yumurtalık (Overian) Kanseri

Menü yükleniyor...

Yumurtalık (Over) Kanseri Nedir?

Yumurtalık kanseri; yumurtalık, yumurta kanalı veya karın zarında oluşan olağan dışı hücrelerin, kontrolsüz şekilde büyümesi ile ortaya çıkar.

Yumurtalıkların her biri rahmin bir yanında bulunur ve dişi üreme sisteminin bir parçası olarak yumurta ve hormon üretimini sağlar.

Yumurtalık kanseri hücreleri, vücudun başka bölgelerine yayılarak ikincil kanser hücrelerini oluşturabilir. Bu süreç metastaz olarak adlandırılır.

Yumurtalık Kanseri Türleri

Yumurtalık kanseri, çoğunlukla yumurtalığın çevresindeki dış dokuyu oluşturan epitelyum hücrelerinde başlar. Birçok epitelyal tümör, yumurtalıkları rahme bağlayan yumurta kanalında oluşabilmektedir. Bu türdeki kanserlerin tam adı epitelyal over kanseri olsa da genellikle yumurtalık kanseri olarak anılmaktadır.

Epitelyal over kanseri çoğunlukla 50 yaş üzeri kadınlarda görülmektedir. Mikroskobik incelemelerde alt gruplara ayrılabilseler de her biri aynı şekilde tedavi edilmektedir.

Diğer yumurtalık kanseri türleri:

  • Borderline over kanseri: Kötü huylu olma ihtimali düşük olan tümör olarak da anılan bu yumurtalık kanseri türüne daha az rastlanmaktadır. Genç kadınlarda oluşma eğilimi daha yüksektir ve yumurtalık ile sınırlıdır.
  • Ovarian germ cell tümörleri: Diğer türlere kıyasla daha az rastlanan bir yumurtalık kanseri türüdür. Bu tümörler yumurtalıktaki üreme hücrelerinde (yumurta) başlar. Çoğu zaman sadece bir yumurtalığı etkiler ve genellikle 13-19 yaş aralığı da dâhil olmak üzere genç kadınlarda rastlanır.
  • Stromal (sex cord) tümörleri: Az rastlanan bu tür, yumurtalığın östrojen ve progesteron hormonlarını salgılayan yapısal dokusunda ortaya çıkar.

Yumurtalık kanserinin risk faktörleri nelerdir?

Risk faktörü, kanser gibi herhangi bir durumun herhangi birinde görülme olasılığını artırmakta etkili faktörlere denir. Bazı risk faktörleri, yaşam ve çevresel faktörler gibi değiştirilebilir faktörlerken, kalıtsal özellikler ve ailede başka birinin kanser olup olmaması gibi faktörler değiştirilememektedir.

Bir veya birden fazla risk faktörüne sahip olmak, kişinin kanser olacağı anlamına gelmez. Birçok kişi en az bir tane risk faktörüne sahipken, bazı kanser hastalarında hiçbir risk faktörüne rastlanmamaktadır. Kanser hastalığına sahip kişi risk faktörü taşısa da bunun hastalığın oluşmasındaki rolünü ve etkisini tespit etmek genellikle zordur.

Yumurtalık kanserinin oluşmasında yüksek risk oluşturan faktörler şöyle sıralanabilir:

  • Yumurtalık kanserine sahip bir aile öyküsü – Bir veya birden fazla akrabada (anne, kardeş, kız çocuk gibi) yumurtalık kanseri olması
  • Meme ve/veya kolon kanserine sahip aile öyküsü
  • Bilinen genlerden bir tanesinde mutasyona sahip olmak. Rastlanan saldırgan yumurtalık kanseri türlerinin %15’e kadar olan çoğunluğunda kalıtsal olarak mutasyona uğramış gen bulunur. BRCA1 ya da BRCA2 kalıtsal genine sahip olmak, kadınlar için yumurtalık ve meme kanseri olasılığını büyük ölçüde artıran risk faktörüdür. Kadınlardan Lynch sendromuna (Hereditary nonpolyposis colon cancer-HNPCC olarak da bilinir.) sahip olmak
  • Artan yaş
  • Endometriozis gibi tıbbi durumlar
  • Hormon replasman tedavisi
  • Tütün kullanımı
  • Obezite

Bazı faktörler yumurtalık kanseri riskini düşürmektedir. Bunlar:

  • Çocuk sahibi olmak
  • Doğum kontrol hapı kullanmak
  • Jinokolojik ameliyat – yumurta kanallarının bağlanması

Bu faktörlerin ise yumurtalık kanserini etkileyen riskler olup olmadıkları kesin değil:

  • Beslenme
  • Alkol tüketimi
  • Aspirin veya steroid olmayan anti-inflamatuar ilaçlar
  • Talk pudrası

Tarama

Yüksek riske sahip olmayan kadınlarda pelvik inceleme gibi testler, CA125 testi (kan ile tespit edilen kanser biyo-işaret) ya da diğer biyo-işaretler, ultrason (vajinal ultrason dâhil) ya da bunların kombinasyonu yumurtalık kanseri oluşumunu önlemez.

Yumurtalık kanseri taraması ya da gözetimi, yüksek veya potansiyel yumurtalık kanseri riski taşıyan kadınlar için önerilmez. Eğer bir kadın gen kusuruna sahip olduğu için kanser riski artıyorsa, risk azaltan cerrahi müdahaleyi değerlendirmek isteyebilir. Riski en az indiren strateji her iki yumurtalığın ve yumurta kanallarının alınmasıdır (bilateral salpingo-oophorectomy).

Yumurtalık Kanserinin Belirtileri Nelerdir?

Yumurtalık kanserinin belirtileri şöyledir:

  • Karında hissedilen şişkinlik ve/veya büyüme
  • Karın ağrısı ve/veya pelvik ağrı
  • İştah kaybı, hızlı doyma veya hazımsızlık
  • Tuvalet alışkanlıklarında sık idrara çıkma, kabızlık gibi değişiklikler
  • Açıklanamayan kilo kaybı veya artan kilo
  • Açıklanamayan yorgunluk

Yumurtalık kanseri semptomları net olmayabilir ya da farklı hastalıklarda görülebilen semptomlara benzeyebilir. Eğer herhangi bir semptoma sahipseniz, özellikle olağan dışı veya sürekli devam eden bir şikâyetiniz varsa bir doktora başvurmanız faydalı olacaktır.

Yumurtalık kanseri için bir tarama testi bulunmamaktadır.

Uygulayabileceğiniz en iyi yöntem vücudunuzu tanımak ve hastalığın semptomları hakkında farkındalık sahibi olmaktır. Eğer olağan dışı bir semptoma sahip olduğunuzdan şüphe ediyorsanız, ertelemeksizin doktorunuza görünmelisiniz.

İçgüdülerinize güvenin. Kimse vücudunuzu sizin bildiğiniz kadar iyi bilemez.

Yumurtalık kanseri nasıl teşhis edilir?

Yumurtalık kanserinin semptomlarını incelemek için çeşitli testler yapılıp teşhis doğrulanabilir. Çoğunlukla uygulanan testler:

  • Karın ve pelvisi inceleyen fiziksel muayene (anüs incelemesi de dâhil)
  • Vajinal ultrason ile pelvis ve karnın görüntülenmesi, karın ultrasonu, bilgisayarlı tomografi, manyetik rezonans görüntüleme veya pozitron emisyon tomografisi
  • Akciğer röntgeni
  • CA125 gibi tümör göstergeleri, tam kan sayımı ve kimyasalların seviyelerinin ölçümlenmesi için kan testi
  • Sindirim sisteminin incelenmesi
  • Biyopsi – küçük bir örnek dokunun alınması ve mikroskopla incelenmesi. Yumurtalık kanserinde kesin tanı konmasını sağlayan tek yol ameliyatla çıkarılan dokunun incelenmesidir. Cerrah aynı zamanda, varsa, karında biriken sıvı örneklerini de alacaktır.

Evreler

Yumurtalık kanserinde, kanserin boyutuna göre cerrahi olarak evreleme yapılır. Hastalığın hangi evrede olduğunu bilmek, sağlık ekibinizin tedaviyi planlamasına yardımcı olur.

Evreleme, yumurtalık kanserinin yayıldığı gözlemlenen doku ve organlardan biyopsi örnekleri alınmasını içerir.

Yumurtalık kanseri 4 temel evreden oluşur:

  • Evre 1: Kanser bir veya iki yumurtalıkta bulunur. Diğer organ ve dokulara yayılmamıştır.
  • Evre 2: Kanser bir veya iki yumurtalıkta bulunur. Rahim, yumurta kanalı, mesane veya kolon gibi pelviste bulunan diğer organlara yayılmıştır.
  • Evre 3: Kanser bir veya iki yumurtalıkta bulunur. Pelvis çevresindeki karın veya lenf bezleri çevresindeki bölgelere yayılmıştır.
  • Evre 4: Kanser pelvis ve karnın çevresindeki akciğer ve karaciğer gibi daha geniş alana yayılmıştır.

Her evre, birden fazla alt evreden oluşur.

Genetik Test

Epitelyal over kanseri bazen bir veya birden çok kusurlu gen sebebiyle oluşur. Kusurlu genler, anne veya baba tarafından kalıtım yoluyla gelmiş olabilir.

Genetik test, yumurtalık kanserinin oluşumuna sebep olacak kusurlu genleri tarar. Kusurlu gene sahip olunması durumunda bu durumu bilmek, hangi tedavinin tercih edileceğine karar verilmesi konusunda yardımcı olur. Genetik test, diğer kanser türlerinin oluşum riski ve riskin önlenmesine karşı bilgilerin elde edilmesini sağlar. Kusurlu gen tespit edilmesi durumunda bu bilgi hem yumurtalık kanseri riskinin yönetilmesine hem de diğer aile üyelerindeki kanser türlerinin de tespit edilmesinde yardımcı olur.

Epitelyal over kanseri BRCA1 ve BRCA2 genlerinin kusurlu olması durumunda oluşur. Avustralya’daki epitelyal over kanseri olan her yedi kadından birinin BRCA1 ve BRCA geninin kusurlu olduğu tespit edilmiştir.Daha az sıklıkla Lynch sendromuna dâhil genler de epitelyal over kanserine sebep olabilmektedir. Lynch sendromu; endometriyal, kolorektal, yumurtalık ve diğer kanserlerin riskinde artış ile ilişkili kalıtsal bir durumdur.

Epitelyal over kanseri teşhisi konulmuş kadınlara yaş ve aile öyküsünden bağımsız olarak genetik risk değerlendirmesi yapılması teklif edilmelidir. Eğer kişi belirli klinik, kişisel ve/veya aile öyküsü kriterlerine uyuyorsa gen testi önerilebilir.

Tedavi Seçenekleri

Kanserli hastaların tedavisi genellikle medikal ve yardımcı sağlıkçılardan oluşan multi-disipliner takım adı verilen sağlık çalışanları tarafından gerçekleştirilir.

Eğer yumurtalık kanserinden şüphe edildiyse, jinekolojik onkoloji doktoruna yönlendirilmelisiniz. Araştırmalar, yumurtalık kanseri olan kadınların cerrahi bakımının jinekoloji doktorları tarafından yönetilmesinin hayatta kalma ihtimalini artırdığını göstermektedir.

Yumurtalık kanseri tedavisi şunlara bağlıdır:

  • Hastalığın evresi
  • Kanserin yeri
  • Belirtilerin şiddeti
  • Genel sağlık ve dilekler

Tedavi aşağıda bahsedilecek yöntemleri içerebilir.

Ameliyat

Ameliyat genellikle yumurtalık kanseri tedavisindeki ilk yöntemdir. Amaç; kanser hücrelerini, kanserin yayıldığı organ ve dokuları vücuttan olabildiğince uzaklaştırmaktır. Bu durum kemoterapi gibi destek tedavi yöntemlerinin etkili hale gelmesini sağlar.

Karın boşluğunun teşhis ya da operatif amaçla cerrahi yöntemlerle açılması olarak bilinen laparotomi işlemi uygulanabilir.

Kanserin ne kadar yayıldığına bağlı olarak ameliyat ile yumurtalıklar, yumurtalık kanalını (kanserin iki yumurtalıkta da bulunması durumunda her iki yumurtalığın ve yumurta kanalını) ve/veya rahim (histerektomi adı verilen operasyonla) alınabilir. Eğer kanser, pelvis dışına yayıldıysa (evre 3 veya 4) lenf bezlerinin, diğer dokular ve organların da alınması muhtemeldir.

Erken teşhis edilen yumurtalık kanseri veya borderline yumurtalık kanseri durumlarında laparoskopi ile daha küçük bir müdahale mümkün olabilir. Laparoskopi, karında büyük bir kesik yerine, birkaç tane çok küçük kesikler ile gerçekleştirilir. Laparoskop – ucunda ışık olan bir tüp – kesiklerden bir tanesinden sokulup ve doktorun karnın içini görmesi sağlanırken, dokunun uzaklaştırılmasını sağlayan operasyon araçları diğer deliklerden sokulur.

Ameliyat sonrasındaki birkaç gün veya hafta, pelvis ve karında acı ve hassasiyet hissedilebilir. Diğer yan etkiler olan bacaklarda şişme (lenfödem), kabızlık ve idrar yaparken zorlanma gözlemlenebilir. Ameliyatın büyüklüğüne bağlı olarak tam olarak iyileşme ve normal hayata geri dönüş birkaç hafta sürebilir.

Eğer her iki yumurtalık da ameliyat ile alındıysa, menopoza girilir (menstrüasyon döngüsü kalıcı bir şekilde durur) ve menopoza bağlı semptomlar görülebilir. Bunlar; sıcak basmaları, gece terlemeleri, vajinal kuruluk ve ruh hali değişikliklerini içerebilir.

Kemoterapi

Birçok yumurtalık kanseri tedavisinde, ameliyat ve ameliyat sonrası (destek) kemoterapi beraber planlanır. Bunun sebebi ameliyat sonrası vücutta kalmış olabilecek kanser hücrelerini yok etmektir.

Bazı 3. ve 4. evre yumurtalık kanserlerinde tümörleri küçültmek için ameliyat öncesi kemoterapi (cerrahi müdahale öncesi kemoterapi) uygulanabilir.

Radyoterapi

Radyoterapi, kanser hücrelerinin büyümesini durdurmak için yüksek enerjili X-ray ışınlarını veya başka tip radyasyonları kullanır. Bu tedavi yöntemi yumurtalık kanserini tedavi etmek için sık kullanılan bir yöntem değildir. Ancak kanser sebebiyle oluşan semptomların hafifletilmesi veya tedavi sonrası yeniden ortaya çıkması durumlarında (tekrarladığında) tercih edilebilir.

Hedeflenmiş Tedavi (Akıllı İlaçlar)

Hedeflenmiş tedavi, normal hücrelere zarar vermeden özel olarak kanserli hücreler ile savaşmak için tasarlanmış ilaçlarla tedavi anlamına gelir. Bu tür ilaçlar, kanser hücrelerinin büyümesini, bölünmesini, kendilerini onarmasını veya diğer hücrelerle etkileşimini etkiler.

İlerlemiş yumurtalık kanseri için hedefe yönelik tedavi ilaçları arasında bevacizumab ve olaparib bulunur.

Bevacizumab, anjiyogenez inhibitörleri (tümörleri besleyen kan damarlarının büyümesini önleyen bir ilaç) olarak bilinen ilaç sınıfına ait bir monoklonal antikordur. Bu ilaçlar, kanserin büyümesi ve yayılması için gerekli olan yeni kan damarlarının oluşumunu engeller.

Olaparib, PARP inhibitörü olarak adlandırılan farklı türde bir ilaçtır. BRCA genlerinde mutasyonlarına (gen kusurlarına) sahip ileri düzeyde yumurtalık kanseri olan ve daha önce başka kemoterapi türleri ile tedavi görmüş kişileri tedavi etmek için kullanılabilir. BRCA genleri, hasarlı DNA'nın onarımında yer alır ve tümörün büyümesini bastırmak için çalışır. Olaparib, BRCA geninde mutasyona sahip tümör hücrelerinin kendilerini onarmasını engelleyerek etki eder.

Hem bevacizumab hem olaparib kullanımının ilerlemiş epitelyal yumurtalık kanserlerinin büyümesini küçülttüğü veya yavaşlattığı gözlemlenmiştir.

Hormon tedavisi

Hormonların çalışmasını durdurmak için hormonları veya ilaçları kullanan hormon tedavisi, epitelyal over kanseri vakalarında nadiren kullanılırken, stromal tümörlerde kullanılma olasılığı daha yüksektir.

Yumurtalık kanserinin hormon tedavisinde kullanılan ilaçlar gonadotropin salgılatıcı hormon (LHRH) agonistleri, tamoksifen ve aromataz inhibitörlerini içerir. Tüm bunlar östrojen hormonunun kanserli hücrenin büyümesi yönünde aksiyon almasını engeller (östrojen hormonunu düşürebilir veya anti-östrojen olarak hareket edebilirler).

Takip

Yumurtalık kanseri için tedavi sonrası takip tedavisinin işe yarayıp yaramadığını kontrol etmek, tedavinin yan etkilerini yönetmek ve tekrarlama gerçekleşip gerçekleşmediğini izlemek için gerçekleştirilir. Aynı zamanda kadınlara psikolojik ve duygusal sorunları paylaşmaları için bir alan tanır. Takibin çeşidi ve zamanlaması hasta ve doktoru tarafından belirlenir. Takip, pelvik bölgenin fiziksel olarak incelenmesi, kan testi ve görüntülemeyi de içerebilir.

İleri düzey hastalık

Yumurtalık kanseri için tarama testi bulunmaması, hastalığın erken teşhis edilmesini zorlaştırdığı için birçok yumurtalık kanseri ileri evrelerde teşhis edilmektedir. İleri düzey metastatik yumurtalık kanserinde, kanser hücreleri kan dolaşımı veya lenf sisteminden pelvisin diğer bölümlerine veya pelvis dışındaki dokular ve organlara yayılır. Evre 2, 3 ve 4 yumurtalık kanserleri, ileri düzey kanser olarak tedavi edilir.

Yumurtalık kanseri ameliyatında rahim, her iki yumurtalık ve yumurtalık kanalları, omentum (karındaki organları örten kalın yapı) ve lenf bezleri alınabilir. İleri düzey durumlarda ameliyatın amacı tümörün hacmini (büyüklüğünü) azaltmaktır. Böylelikle görünür bir kanser kalmaz. Buna maksimal tümör rezeksiyonu denir. Yapılan araştırmalarda, görünür bir kanser olmadığında ve ameliyatı takip eden kemoterapi alındığında yumurtalık kanseri hastalarının daha çok iyileşme olasılığı ve daha fazla hayatta kalma ihtimali gözlemlenmiştir. Birçok durumda kanserin yayıldığı bağırsaklar, mesane, diyafram, karaciğer, dalak, mide, safra kesesi, apandis, pankreas ve periton (karın ve pelvis duvarlarını kaplayan zar) gibi diğer organ ve dokular temizlenir.

Jinekolojik onkolog, hastası ile ameliyat öncesinde prosedürü detaylıca konuşur.

Eğer kanser çok ileri evrede ise maksimal rezeksiyon mümkün olmayacaktır. Önceden var olan kalp, akciğer veya diğer tıbbi durumlar (ek hastalıklar) anestezi ve ameliyatın iyi bir seçenek olmadığı anlamına gelebilir. Tümörleri küçültmek için ameliyat öncesi kemoterapi gerekebilir.

Tekrarlanan Kanser

Yumurtalık kanseri tedavi sonrasında tekrar edebilir. Kanser, pelvis veya vücudun başka bir yerinde tekrar oluşabilir.

Kanserin yeniden oluştuğuna dair semptomlar ve belirtiler gösterebilirsiniz veya semptom göstermeden kan testi sırasında tekrarlanan kanser tespit edilebilir.

Tekrarlayan yumurtalık kanserinin tedavisi ameliyat, kemoterapi ve akıllı ilaçları içerebilir. Kullanılacak tedavi yöntemi tekrarlama türüne bağlıdır. İlk tedavi sonrası geçen zaman ve daha önce kemoterapi alıp almadığınız etkili faktörlerdir.

E-Bültenimize Kaydolun