Tanı ve tedavi sürecini geride bırakan kanser savaşçılarının çoğu, bu dönemin yeni başlangıçlar açısından çok zengin ve faydalı geçtiğini dile getiriyor. Kimi daha önce iki adımlık yol için bile vasıta kullanırken artık mümkün olan her yer yürüyerek gittiğini belirtiyor. Kimi spor yapmaya başladığını, uykusuna önem verdiğini anlatıyor. Çoğunun hayat düzenleriyle ilgili yaptığı bir diğer faydalı değişiklik ise beslenmeleriyle ilgili. İçinde bulunduğunuz bu zorlu dönemde çok güç görünse siz de bugünden itibaren beslenmenize özen göstererek daha sağlıklı bir yaşam için ilk adımlarını atmaya ne dersiniz?

Gerek tanıdan gerekse zorlu tedavi uygulamalarından ötürü şu günlerde beslenmeyle ilgili sıkıntılar yaşıyor olabilirsiniz. Aşağıdaki öneriler bu dönemde vücudunuzun güç kazanması ve yan etkilerle başa çıkmak konusunda size yardımcı olabilir.

Tanı ve tedavi sürecinde kanserle mücadele için beslenmenin rolü çok önemli. Özellikle internette bu konuda araştırma yaparken pek çok kaynağa rastlayabilirsiniz. Ya da çevrenizden bağışıklık sistemini kuvvetlendirdiği veya kanserli hücreleri yok ettiği iddia edilen gıdalarla ilgili tavsiyeler duyabilirsiniz. Doğrusu uzmanlar tek tür beslenme ya da sadece bir çeşit gıdayla hastalığı yenmenin mümkün olmadığını belirtiyor. Dolayısıyla bu tür önerileri uygulamadan önce mutlaka doktorunuza danışmalısınız. Diğer taraftan tanıdan ya da tedavi yöntemlerinden kaynaklanan pek çok semptomu, doğru ve akılcı bir beslenme programıyla hafifletmek mümkün.

Elbette zengin menüler ve bol gıda tüketimi her ne kadar etkili olsa da hastalık sürecinde tüm bunları tüketmek pek de kolay olmayabilir. Yine de küçük porsiyonlarda ve sık sık yiyerek, birşeyler atıştırmak istediğiniz anları asla boş geçirmeyerek ve tüketeceğiniz ürünlerin mümkün olduğunca doğal, katkı maddesiz olmasına dikkat ederek bağışıklık sisteminize ve bedeninize yardım edebilirsiniz.

Ayrıca mide bulantısı ve kusma şikayetleriniz varsa kraker, yoğurt, kızarmış ekmek gibi sindirimi kolay gıdaları tercih etmenizde fayda var. Birden ve fazla miktarda sıvı tüketmekten kaçınıp, su, elma suyu, çay gibi likit ürünleri gün içine yayarak tüketmeye çalışın. Diğer taraftan mide bulantısını tetikleyecek baharatlı, fazla yağlı ya da tatlı gıdalardan uzak durun.

Özellikle kemoterapi sırasında tat değişiklikleri ve yediğinizden tat alamama gibi şikayetler baş gösterebilir. Hatta çok sevdiğiniz yemekleri görmek bile istemeyebilirsiniz. Bu etkiyi azaltmak için yemekten önce ağzınızı tuzlu suyla çalkalamayı deneyin. Metalik tatlara karşı hassasiyetiniz arttıysa, hazır yiyecek ve içecekleri ambalajlarından başka bir tabağa ya da bardağa alın. Bunların yanında gümüş kaşık, çatal kullanmak yerine plastik alternatiflerini tercih edebilirsiniz.

Kilo kaybını önlemek içinse kalorisi yüksek, bol protein içeren besinlere odaklanın. Yediklerinizin enerji miktarını artırmak için çorbalara, yumurtaya ve diğer yemeklere süt tozu ilave edebilirsiniz.

Her türlü sebze çeşidini içeren bir beslenme şeklini benimseyin. Haftanın bazı günlerinde et ürünleri yerine kuru baklagilleri tercih etmeye çalışın.
Günde en az 5 porsiyon her renkten olan sebze ve meyvelerden tüketin. Örneğin turunçgiller, koyu yeşil yapraklı sebzeler ve sarı kök sebzeleri karışık olarak gün içinde kullanın. Farklı renklerdeki sebze ve meyveler fitokimyasallar olarak bilinen sağlığı geliştirici öğeler içerir.

Her gün yüksek posa içeren gıdalar tercih edin; örneğin kuru baklagiller, tam tahıllı ekmekler, tahıllar…vb.

Özellikle hayvansal kaynaklı yüksek yağlı gıdaları sınırlayın. Az yağlı süt ve süt ürünlerini tercih edin.Düşük yağlı pişirme tekniklerini kullanın.Buğulama,haşlama gibi pişirme yöntemlerini deneyin.

Tuzlanmış, tütsülenmiş ve salamura gıdaları daha az tercih edin.

  • İdeal kilonuzu koruyun ve fiziksel olarak aktif olun.
  • Alkol alıyorsanız kontrollü miktarlarda tüketin.
  • Gıdaları güvenli ve sağlıklı yöntemlerle saklayın.
  • Marketten alışveriş yaparken gıdaların çeşitliliğine dikkat edin.
  • Dengeli bir beslenme planı için bir diyetisyene başvurun.

Bulantı ve/veya kusma kemoterapi veya radyoterapi nedeniyle olabilir. Eğer kemoterapi nedeniyle ise tedaviyi aldığınız gün başlayabilir ve sonrasındaki 3 gün veya daha uzun süre devam edebilir. Eğer göğüs, karın ve kalça bölgelerine uygulanan radyoterapiye bağlı bulantı ve kusma oluyorsa tedaviyi takip eden 1-2 saat içinde başlayabilir ve bir süre daha devam edebilir. Ayrıca bulantı ve kusma,yoğun ağrı,halsizlik,hastalık, ilaçlar ve stresten de kaynaklanabilir.

Bulantıların uzun sürmesi iştahı etkileyebilir ve kilo kaybına yol açabilir. Eğer çok kusarsanız dehidrate (vücuttan elektrolit ve sıvı kaybetme durumu) olabilirsiniz ve vücut minerallerinin azalmasına bağlı başka sorular ortaya çıkabilir. Bulantı ve kusmaya etkili bir çözüm bulabilmek için önce nedenini bilmek gerekir. Kemoterapi ve radyoterapiden kaynaklanan bulantı için genellikle doktorunuzun önerdiği ilaç tedavisini almalısınız. Anksiyete veya halsizlikten kaynaklanan bulantı için ise fiziksel veya mental rahatlama teknikleri uygulanabilir veya diyette bazı değişiklikler yapılabilir. Ancak bulantının tedavisi kişiye özeldir. Beslenmeyle ilgili bazı öneriler ise şöyle sıralanabilir;
Günde 3 büyük öğün yerine daha küçük porsiyonlardan oluşan 6-8 öğün yemeyi tercih edin.

Ağzınızdaki kötü tadı uzaklaştırmak için ağzınızı yemekten önce 1 tatlı kaşığı karbonat,3/4 tatlı kaşığı tuz ve 1 bardak ılık sudan oluşan karışımla çalkalayın.
Baharatlı, acılı ve sıcak yemekler yerine yumuşak, oda ısısında veya ılık yenebilen gıdaları tercih edin.

Aşırı tatlı, yağlı, baharatlı gıdalar bulantınızı arttırır.
Mümkünse sakin bir ortamda yemek yiyin. Huzurlu bir atmosferde yemek sizi sakinleştirir ve yemenizi kolaylaştırır. Oda havalandırılmış olmalı ve ortamda yemek kokusu olmamalıdır.

Gün boyu meyve suları, tuzsuz ayran içilebilir.
Mentollü, limonlu şeker gibi şekerlemeler bulantınızı hafifletebilir ve ağzınızdaki kötü tadı azaltabilir.

Eğer çok miktarda kusuyorsanız dehidratasyon (vücuttan elektrolit ve sıvı kaybetme ) önemli bir sorun olabilir. Bu sürede berrak sıvılar içmeye çalışın, ancak bu biraz zor olabilir. Kustuktan sonra ağzınızı suyla çalkalayın.30 dakika boyunca bir şey içmemeye çalışın. Daha sonra elma suyu, ılık tavuk suyu çorba, komposto gibi sıvı besinleri tercih edebilirsiniz.

İştah kaybı veya yeme konusunda isteksizlik,kemoterapinin sıklıkla karşılaşılan yan etkilerinden biridir. Yemek yiyememe kilo kaybına neden olabilir ve kilo kaybı yüzünden güçsüzlük ve halsizlik ortaya çıkabilir. Bu nedenle aşağıdaki beslenme önerilerine göz atabilirsiniz;

Günde 3 büyük öğün yerine daha küçük porsiyonlardan oluşan 5-6 öğün yemeyi tercih edin.
Doktorunuzun izin verdiği ölçüde fiziksel aktivite yapın. Dışarıda yapılacak yürüyüşler iştahınızı açabilir.
Masanızda iştah açmak için şık tabaklar kullanın ve masanıza çiçek koyun. Sevdiğiniz bir müzik dinleyin veya sevdiğiniz bir televizyon programını izleyin.
Elinizin altında besleyici ara öğünler, atıştırmalıklar bulundurun. Örneğin yoğurt, süt ve tahıl gevreği, küçük bir sandviç, iyi haşlanmış yumurta, peynir ve galeta, sütlü tatlılar, kompostolar gibi.
Besin desteği olarak kullanılan ve eczanelerde satılan enteral ürünler faydalı olabilir. Sizin için hangi ürünün daha iyi olabileceğini diyetisyeninize ve/veya doktorunuza danışın.
Evde en sevdiğiniz ve kolay hazırlanabilecek gıdaları bulundurmaya çalışın.
Gün içinde yüksek kalorili ve yüksek proteinli gıdalar yemeye çalışın.

Kemoterapi sırasında tat ve koku almada değişiklikler meydana gelebilir. Bu değişiklikler iştahınızı etkileyebilir. Ağzınızı düzenli olarak çalkalamak ve dişlerinizi fırçalamak ağız sağlığının korunmasını ve daha iyi tat almanızı sağlar. Koku ve tatla ilgili hissettikleriniz günden güne değişebilir. Bu yüzden beslenmenize daha önce denemediğiniz gıdalar ekleyebilir, yeni tatlar deneyebilirsiniz.

Şekersiz, limonlu, naneli şekerler yiyebilir veya sakız çiğneyebilirsiniz.
Yemeklerinizi fesleğen, biber, biberiye, keklikotu gibi baharatlarla veya sarımsak gibi lezzet vericilerle, barbekü sosu, ketçap veya hardal gibi soslarla tatlandırabilirsiniz.
Metal çatal, bıçak yerine plastik malzemeler kullanabilirsiniz.
Yemeklerinizi limon,sirke veya turşularla lezzetlendirebilirsiniz. Ancak ağzınızda veya boğazınızda yara varsa bunlar sakıncalı olabilir.
Eğer kırmızı et yemekte zorlanıyorsanız proteinden zengin diğer yiyecekleri tercih edebilirsiniz. Örneğin kuru baklagiller (kurufasulye, mercimek, nohut gibi) ya da balık, yumurta, tavuk, hindi, süt, yoğurt, ayran, soya sütü…vb.
Taze meyveleri dondurma, yoğurt veya sütle karıştırıcıda (blender)çırparak içecek haline getirebilirsiniz.
Ağzınızdaki kötü tadı uzaklaştırmak için ağzınızı yemekten önce 1 tatlı kaşığı karbonat,3/4 tatlı kaşığı tuz ve 1 bardak ılık sudan oluşan karışımla çalkalayın. Alkol içeren ağız temizleyicileri kullanmayın.
Kokudan rahatsız olmamak için;
İçeceklerin kokularından rahatsız oluyorsanız üzerini streç filmle kaplayarak pipetle içebilirsiniz.
Pişirilmesi veya ısıtılması gerekmeyen gıdaları tercih edebilirsiniz. Bunlar, peynirli sandviç, krakerler, peynir, yoğurt, meyve ve tahıl gevrekleri ve süt gibi gıdalar olabilir.
Sebze yemeklerinizi de soğuk veya ılık yemeye çalışın.
Çok sıcak ve havasız odada yemek yemeyin.Ayrıca yemek pişen alanlarda da yemek kokusu olacağı için buralardan uzak durun